Oynadığı filmlerle 7’den 70’e milyonlarca kişinin beğenisini kazanan Yeşilçam’ın unutulmaz oyuncusu Tarık Akan hayatını kaybetti. Tarık Akan’ın ölümünün ardından Türkiye yasa boğuldu.

Eski eşi Yasemin Erkut, Tarık Akan için Cumartesi günü Cemal Reşit Rey salonunda tören düzenleneceğini ve Pazar günü ise Teşvikiye Camisi’ndeki cenaze töreninin ardından Tarık Akan’ın Bakırköy’deki aile mezarlığına defnedileceğini açıkladı.

Tarık Akan’ın başkanvekili olduğu Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı’nın hem Twitter hem de Facebook hesaplarından şu açıklama yapıldı:

Sanatçı olmanın dünyaya güzellikler sunmak olduğunu gösteren güzel insan,
Efsane filmlerin unutulmaz oyuncusu,
“Anne Kafamda Bit Var”ın yazarı,
Ülkesinin ve halkının barış, demokrasi, özgürlük mücadelesinin militanı,
“Ekmek, gül ve özgürlük günleri”nin yorulmaz savaşçısı,
Ülkesinin güzel yarınlarına kucak kucak emek taşıyan,
Nâzım Hikmet sevdasını, Nâzım Hikmet Vakfı’nın kuruluşundan bugüne yönetim kurulunun her dönem en aktif üyesi olarak gösteren
Sevgili arkadaşımız Tarık Akan,
16 Eylül 2016 Cuma sabahı aramızdan ayrılmıştır.
Işıklı anısı önünde saygıyla eğiliyoruz.
Halkımızın başı sağ olsun.

Her erkeğin idolü olan; kadınların ise büyük bir hayranlıkla izlediği unutulmaz oyuncu Tarık Akan 66 yaşında hayatını kaybetti. Yeşilçam’ın efsane oyuncularından Tarık Akan bir süredir kanser tedavisi görüyordu. Tarık Akan, İstanbul’da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Akciğer kanseri hastalığıyla mücadele eden ve son üç aydır tedavisi sürdürülen Tarık Akan, son olarak geride bıraktığımız ay hakkında çıkan öldü haberlerini bizzat yalanlamış tedavisinin sürdüğünü açıklamıştı.

“TARIK AKAN”

Asıl adı Tahsin Tarık Üregil olan Tarık Akan, 13 Aralık 1949 yılında İstanbul’da bir abla ve bir ağabeyden sonra üçüncü çocuk olarak dünyaya geldi.

Tarık Akan, subay olan babası Yaşar Bey’in görevi nedeniyle Erzurum Dumlupınar İlkokulu’nda başladığı ilkokulu Kayseri’de tamamladı ve babasının emekliliğinden sonra ailesiyle İstanbul Bakırköy’de yaşamaya başladı.

Yıldız Teknik Üniversitesi, Makine Yüksek Mühendisliği’nde okuyan Tarık Akan, ardından Gazetecilik Yüksek Okulu’na girdi ve bu bölümden mezun oldu.

Sinemaya geçmeden önce Bakırköy’deki plajlarda can kurtaranlık yapan Tarık Akan, bir yandan da sokaklarda işportacılık yapıyordu. Yıldız Teknik Üniversitesi’nde, Makina Mühendisliği okuduktan sonra Gazetecilik Yüksek Okulu’na girdi ve bu okuldan mezun oldu.

1969 yılından sonra, 1970 yılında Ses adlı derginin düzenlediği Sinema Artist Yarışması adlı yarışmaya katılarak birinci oldu. Yarışmada birinci olduktan sonra 1971 yılında Fatma Girik ile başrolü paylaştığı Solan Bir Yaprak Gibi filmi ile sinemaya adım attı.

1979 yılında zorunlu askerlik görevini yedek subay olarak Denizli’de tamamlayan Akan, 1970-1975 arası yılda 12 filmde rol alarak Yeşilçam’ın en parlak günlerinde yer aldı. Emel Sayın’la ‘‘Mavi Boncuk’’ta Hülya Koçyiğit’le ‘‘Sev Kardeşim’’de, Hale Soygazi ile ‘‘Gece Kuşu Zehra’’da oynadı ve ‘‘Hababam Sınıfı’’ ile Türk sinemasının unutulmazları arasına girdi. Akan, daha sonra ‘‘değişirken yok olmayı’’ göze aldı ve mesajı olan filmler yapmaya karar verdi. Bu kararın ilk ürünü “Nehir”i Cüneyt Arkın’la birlikte oynadığı ‘‘Maden’’, ‘‘Sürü’’, ‘‘Yol’’, ‘‘Kanal’’ gibi politik filmler takip etti.

7 Ağustos 1986 tarihinde Yasemin Erkut ile evlenen Tarık Akan’ın bu evliliğinden 1986 yılında Barış Zeki Eregül dünyaya gelmiştir. Ardından 1988 yılında ikiz olan Yaşar Özgür ile Özlem dünyaya gelmişlerdir. 1991 yılında Bakırköy’de olan Taş Mektep adlı ilkokulun ortaklarından birisi olmuştur. Tarık Akan, geride bıraktığımız aylarda akciğer kanseri olduğu ortaya çıkmış, tedavi sürecine başlanmıştı.

12 Eylül döneminde Tarık Akan, askeri darbenin hemen ardından, 1981 başlarında, Almanya’da yaptığı bir konuşma yüzünden yurda dönüşünde tutuklandı. Tutuklanmanın nedeni, sağcı bir gazetenin manşete çıkardığı yanlı ve yalan haberdi. Böylece 12 yıl hapis istemiyle uzun bir yargılanma süreci başladı ve 2,5 ay hücre hapsi cezası aldı.

2002 yılında hapishane günlerini ve darbe sürecini “Anne Kafamda Bit Var”isimli kitabında anlatan Akan, yazarlık deneyiminin yanında 1991 yılında daha önceleri kendisinin de okuduğu Taş Özel İlkokulu’nu yap-işlet-devret sistemi ile alarak Özel Taş Koleji’ni kurdu ve eğitim sektörüne de giriş yaptı.

Eğitim konusunda da diğer işlerinde olduğu gibi başarılı oldu. Aziz Nesin’in vefatından sonra görevini devir alan oğlu Ali Esin’den vakıf başkanlığını devir alarak, 2005 yılında Nesin Vakfı’nın Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yaptı.

111 sinema filmi ve 4 televizyon dizisinde rol alan ünlü oyuncu, 1985 yılında Berlin Uluslararası Film Festivali’nde “Pansiyon” filmi ile Gümüş Ayı Mansiyon Ödülü’nü aldı ve 1982 yılında Cannes Film Festivali’nde “Yol” filmi ile En İyi Erkek Oyuncu adayı oldu. 1973 – 2002 yılları arasında 12 ödüle layık görüldü.


kaynak : sözcü – oda tv